1970'lerin Mexico City'sinde, bir hizmetçinin gözünden ailenin parçalanışını ve toplumsal kargaşayı, siyah-beyaz bir estetikle anlatan son derece duygusal ve görsel bir başyapıt.
Demir Perde’nin gölgesinde, ideolojilerin ve coğrafyaların ayırdığı iki müzisyenin, yıllar süren tutkulu, sancılı ve imkansız aşk hikayesini konu alan büyüleyici bir dramadır.
Yalnızlığın suç sayıldığı distopik bir dünyada, eş bulamayanların hayvana dönüştürüldüğü bir otelde geçen, aşkın dayatılmışlığını sorgulayan absürt ve sarsıcı bir modern zaman masalı.
Los Angeles'ta hayallerinin peşinden koşan bir piyanist ve oyuncu adayı, tutkulu bir aşk yaşarken kariyerleri ile ilişkileri arasında zorlu bir seçim yapmak zorunda kalırlar.
Genç anne Morgan ve kızı Clara, hayatlarını altüst eden trajik bir kaybın ardından hem birbirleriyle hem de saklı sırlarca çevrili bir çıkmazla yüzleşirler.
Wessexli genç Agnes, ölümcül bir veba salgını evladını koparıp aldığında, eşi William Shakespeare hayatını ve sanatını sarsan derin bir yasla baş başa kalır.
Titiz bir dedektif, dağda hayatını kaybeden bir adamın gizemli ölümünü araştırırken, suçun tek şüphelisi olan maktulün zeki karısına tehlikeli bir şekilde aşık olur.
Luca Guadagnino, tenisi o kadar dinamik çekmiş ki, topun sesi kalbinizin atışıyla samimi bir uyum sağlıyor. Trent Reznor ve Atticus Ross’un tekno ağırlıklı müzikleri ise filme...
Lanthimos, filmi balıkgözü lensler, canlı renkler ve gerçeküstü set tasarımlarıyla "taş gibi" bir rüya dünyasına dönüştürmüş. Emma Stone, Bella’nın fiziksel ve zihinsel gelişimini o kadar samimi...
Filmin en samimi tarafı, geleneksel bir "aşk üçgeni" tuzağına düşmemesi. Nora’nın eşi Arthur, kıskanç bir engel değil, aksine hikâyenin en insani ve anlayışlı parçalarından biri. Film,...
Güç dengelerinin değiştiği bir ilişkide hırsın ve egonun nasıl "taş gibi" sert bir yıkıma yol açabileceğini gösteren, son yılların en etkileyici psikolojik gerilimlerinden biri. Netflix yapımı...